Ru'yet-i Hilal: Arapçada “hilalin gözlenmesi” anlamına gelmektedir. Oruç gibi ibadetlerin başlangıç ve bitişini tespit için “Ay” gözlemlenir. Çünkü Kamerî aylar, hilalin batıda görülmesiyle başlar. Peygamberimiz (sas) hilâl görülünce “Allahım! Şu yeni hilâli bize bereket, refah, güvenlik ve selamet eyle. Ey Hilâl! Senin de bizim de rabbimiz Allah’tır.” (Tirmizî, Daʿavât, 50-51) duasını okumayı tavsiye etmiştir.
Oruç: Arapçası “geri durmak, kendini tutmak” anlamındaki “same” (صام) kökeninden türeyen savm’dır. Farsça karşılığı olan rûze’nin Türkçeleşmiş şekli oruçtur. Helal olan bazı şeylerden kendini belli bir müddet tutmak olan orucun süresi “imsak” ile başlar “iftar” ile sona erer. Hicretin 2. yılı Şâban ayında (624) farz kılınmıştır. Bedenle yapılan ibadetlerden olan oruç, Kur’an’da 13 yerde geçer ve burada önceki toplumlara da orucun farz kılındığından bahsedilmektedir.